Asıl Teşekkür de Salih'e
Sibel DİNÇ

Sibel DİNÇ

Asıl Teşekkür de Salih'e

 Türkiye önce ki akşam son dönemin en dehşet, en vahşi terör saldırılarından biriyle sarsıldı. Bir grup terörist, İstanbul Atatürk Havalimanı’nı kana buladı. Bu haberi duymayan bilmeyenimiz yoktur.

Havalimanın da çalışan bir Ekşi Sözlük kullanıcısı o anları sözlüğe yazdı.

İşte havalimanı çalışanının sosyal medyada yazıp paylaştığı o yazı buyurun hep beraber okuyalım:

"Salih var bizim yan ofiste. Sigara içmek için dışarı çağırdım, birer kahve alıp muhabbet ederiz dedim. Sigara içmiyor Salih, 'Boşver abi bu saatte sigara içme sigara insanı öldürür' dedi.Çıkmadık dışarıya. Aradan üç-dört dakika geçti. İki yolcu geldi bir şeyler soruyordu o sırada sesler yankılandı, bağırmalar, silah sesleri, koşan insanlar. Anlam veremedik, silah sesleri iyice yaklaşınca arka ofise attık kendimizi. Dışarıdaki insanları içeri aldık. İyi mi yaptık kötü mü yaptık düşünemedik. Çocuklar, gençler, kadınlar herkes şokta, ağlıyor. Ofis tamamen camdan, kapılar aynı şekilde, tekme atsan cam kırılacak. Yere yattık, üçlü koltuğumuz vardı onu ters çevirdik. Mini buzdolabını siper yaptık. Ne kadar sert eşya varsa dizdik. Başka bir şey kalmayınca beklemeye başladık dört metrekare ofiste.

Uzun bir süre silah sesleri devam etti, çok yakınımıza kadar geldi. Yerde yatıyoruz kapıyı açamıyoruz, dışarıda kıyamet kopuyor ama hareket edemiyoruz. İkinci Dünya Savaşı filmlerindeki sahneler geldi aklıma. Toplu katliam yapanların, evin altında saklanan insanları öldürülme sahnesi. Ölü numarası mı yapsam yoksa kapıyı biri açarsa üzerine mi atlasam diye farklı bir şeye büründüm.Kimi eşini, kimi annesini, kimi sevgilisini aramaya başladı. Herkes ölmeden önce son kez sevdiklerine bir şeyler söylemek istiyordu. Salih sevgilisiyle vedalaşıyordu; 'hakkını helal et' dedi. Annemi, kardeşimi, sevdiklerimi arasam ben de son kez konuşsam diye düşündüm. Sonra ben onlarla konuşurken ya o anda öldürürlerse onların yaşayacağı durumu düşünüp vazgeçtim. Hoşlanılan kızı aradım. Ne söyledim hatırlamıyorum. Birinin bilmesini ya da son kez konuşmak istedim bilemiyorum.

Çok geçmedi 30-40 metre yanımızda büyük bir patlama oldu. Yan ofisin camları parçalanıp büyük bir gürültü koptu. 'Eyvah geldiler' dedik. Sessizlik oldu herkes içeriye birinin ateş açacağını ya da kapıyı kıracağını düşündü. Bekledik bildiğin ölümü bekledik. Silah sesleri kesildi. Etraf toz duman oldu. Bir iki dakika dayanabildik. İçeri aldığımız insanlardan bazıları camı kırıp aşağı atlamak istedi. Sakinleştirip ofisten sürüne sürüne çıktık. Etrafta yardım çığlığı atan insanlar, köşeye sıkışmış bizi buradan çıkarsınlar diye bekleyen insanlar vardı. Hemen yanımızda komşumuz, ofiste tek başına kalmış yerde yatıyordu. Onu da alıp ofislerden çıktık. Kapının önünde biraz bekleyip insanları tahliye etmeye çalıştık. Çıkışa doğru veya hayata tutunmaya doğru uzun bir yoldan geçtik.

Yine şans eseri geliş katına inmeden otoparkın içinden kendimizi taksi durağına attık. Yoldan geçen arabalara yalvarıp yanımızdaki kadınları, çocuklu aileleri götürmesini istedik. Hiç kimse almadı. Bir araba bile durmadı. Taksiciler! Sıra sıra taksi, kurtarın, bizi buradan uzaklaştırın dedim. "Yolcu bekliyorum" diye klişe yalan söylüyor. Bir başkasına koşuyoruz. "Nereye gideceksiniz" diyor. Ataköy- Bakırköy neresi olursa kurtar buradan diyoruz. 'Gidemem' diyor. Allah belamı versin 'gidemem' dedi adam. Mecidiyeköy'e götür deyince 'tamam orası olur' diyor. Adam yine de hareket etmeden indirdi bizi. Shell benzin istasyonunun oraya kadar yürüdük. Yoldan geçen genç bir taksici aldı bizi. Yanımızda ne para var ne bir şey, 'sorun değil' deyip oradan uzaklaştırdı bizi. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.Asıl teşekkür de Salih'e. Dün hayatımızı kurtardı. Mucize eseri yaşadığımız yerde yine bir mucize eseri kurtulduk."

Buraya kadar okuyup da gözleri dolmayan kendi halimize, kendi insanımıza acımayan varsa Adamlığından şüphe duyarım. Hangi yürek hangi vicdan yardım çığlığını duyarda duymamazlıktan gelir ; "Yolcu bekliyorum" ne demek o gün orada yardım çığlığı atan ya da canından olan sen de olabilirdin ben de neden bu kadar bencil bu insanoğlu neden hep önce kendi çıkarlarımızı düşünüyoruz o zaman biz nasıl insan oluyoruz? İnsan olmak demek bir vücut olmaktan ibaret değildir ki eğer insan gibi insan olmak istiyorsak, vicdanımızla, kalbimizle bir bütün olarak insan olmalıyız. Olayın rezilliğini, kepazeliğini anlamak için herhangi bir başka örneğe gerek yok ama yine de hatırlatma da bulunayım.

Hem Paris, hem de Brüksel patlamaları sonrasında o bölgede ki taksiler,araçlar tamamen ücretsiz şekilde hizmet vermeye başlamışlardı.

Bir oraya bakıyoruz, bir de bize durum içler acısı.

Bugün bu yazıyı yazabildiğim için Allah'a şükürler olsun diyorum siz de bugün bu yazıyı okuyabiliyorsanız halinize şükredin o kaybettiğimiz canlar o günlerinin son günü olduklarını bilmiyorlardı bunun için sizden rica ediyorum nefes aldığınız her dakikayı her saniyeyi son anınız gibi yaşayın birbirinizi kırmadan incitmeden. Dilerim bu patlama son olur terörü destekleyenlere de bu olayın gerçeklemesine sebep olanlara da lanet olsun diyorum.

Bir sonra ki bomba bizi hedef alıncaya dek sağlıcakla sevgiyle kalın.

Son Yazılar