Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun “partiye zarar verdiği, parti içinde fitne yaratan konuşmalar yaptığı” gerekçesiyle kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak Müşterek Disiplin Kurulu’na havale ettiği Çetin, düzenlediği basın toplantısıyla istifasını açıkladı.
17 ARALIK'TAN SONRA 8 VEKİL İSTİFA ETTİ
Çetin’le birlikte 17 Aralık operasyonlarının ardından AK Parti’den ayrılan milletvekili sayısı sekize çıktı.
Rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarının ardından parti içine dönük eleştirileri nedeniyle Kütahya Milletvekili İdris Bal ihracı istenince istifasını açıklamıştı. Ardından eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Ankara Milletvekili Haluk Özdalga ve İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, benzer süreçle partiden ayrıldı. Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ile İstanbul Milletvekili Hakan Şükür ve Burdur Milletvekili Hami Yıldırım ise haklarında disiplin işlemi olmamasına karşın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yaklaşımına tepki göstererek AK Parti’den ayrılmışlardı.
319’A DÜŞTÜ
Çetin’in istifasıyla AK Parti’nin Meclis’teki sandalye sayısı 319’a düştü. Milletvekilliğinden istifa ettiğini açıklayan eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın dilekçesi ise halen AK Parti Grup Yönetim Kurulu’ndan Meclis Başkanlığı’na iletilmediği için işleme alınmadı.
“İSTİFALAR DEVAM EDECEK”
Basın toplantısında AKP’yi sert bir dille eleştiren Çetin, “Hukukun serbest kalması karşısında sessiz kalmak mümkün değil. İçeride konuşuluyor, birçok arkadaşımız rahatsız. Yakında hepsi istifa edecek. Parti patır patır dökülecek. Başbakan Partisinde konuşulanları bilse, partisinin ne halde olduğunu görür” dedi.
Çetin şöyle konuştu:
Gösterişten hoşlanmadığım için kameralardan ve başkalarının dikkatinden hep uzak kaldım. Güzel şeylerden bahsetmek isterdim ama son dönemde yaşanan gerilim hayal kırıklığı ve sıkıntı maalesef güzel şeylerden bahsedecek hal bırakmıyor.
Gün geçmiyor ki bu memleketin evlatlarına iftiralar, küfürler ortaya çıkmasın, ellerinde hiç delil olmadan…17 Aralık operasyonu. Adına “ak” dediğimiz partimiz malesef yolsuzluğun ve rüşvetin üzerine gideceği yerde onları ortaya çıkartan kamu görevlilerini kıyıma tuttu… Hukuk alt üst ediliyor adalet mekanizması hükümetin kolu haline getiriliyor…Kapı kapı dolaşıp evet istediğimiz Bakanların evlerinde çıkan ayakkabı kutuları ortalığa saçılan yeni medyanın millete küfür eden sermaye grupları villa haciz konuşmaları.
İranlı karanlık işadamları onlara kefil olan yöneticiler bunlara makul tek bir cevap verilmezken masum insanlara akla hayale gelmedik iftiralar… Üfürükten masallar anlatılıyor.
Bunların üzerine gidenler darbeci ya da paralel yapı diye öteleniyor. Ergenekon örgütleriyle kol kola girme durumuna giriyorlar. Ne gariptir ki hepimiz yabancı olduğumuz kavramlarla tanıştık humus gibi. Sözde hayır adı altında nasıl işler yapıldığını telefon kayıtlarından görüyoruz…Yarın güzide insanla yan yana geldiklerinde ne diyecekler acaba? Gülen örnek alınacak müstesna bir şahsiyettir bütün ömrü çile ve ızdırapla geçirmiştir. Bir tek dikili ağacı yoktur olmayacaktır…










