Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde ifadesi alınan zihinsel engelli bir kız çocuğu 2 yıl boyunca aralarında esnaf ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 92 kişinin kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu söyledi ve bu kişilerin isimlerini savcılığa bildirdi. Üç ayrı iddianame hazırlandı. 92 şüpheliden kimliği tespit edilen 22'si hakkında dava açıldı. Tutuklu yargılanan 22 sanığın tümü yargılama sırasında serbest bırakıldı...
Korkunç olay, ilçede bir cinsel istismarı araştıran Cumhuriyet Savcısı'nın tespit etmesiyle basına yansımıştı.
Güvenlik güçleri, beyanlara göre F.B.'nin 2 yıl içerisinde en az 653 kez istismara uğradığını belirledi.

2014 yılında, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 14 yaşında zihinsel engelli bir kız çocuğu, babasının
vefatının ardından bunu fırsat bilen kişiler tarafından defalarca cinsel saldırıya uğradığını anlattı. DHA'dan Felat Bozarslan'ın haberine göreF.B.'nin Diyarbakır Çocuk İzlem Merkezi'nde verdiği ifadesinde 92 isim tespit edildi. Güvenlik güçleri, beyanlara göre çocuğun 2 yıl içerisinde en az 653 kez istismara
uğradığını belirledi. Verdiği isimlerin bazılarının kardeş
olduğunu söyleyen mağdur, istismarda bulunanlar arasında kuzenleri ve
akrabalarının da olduğunu ifade etti. İfadelerde ismi geçen kişilerin, taksici, okul temizlik görevlisi, kuyumcu, belediye görevlisi, lokantacı, kamu
görevlisi, itfaiyeci, kıraathaneci, kasap, elektrikçi, aşçı, kuaför ve
kırtasiyeci oldukları belirlendi.
Psikolog raporunda yüzde 50 engel durumu olan mağdurun 'cinsel istismarın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği' ifade edildi.

İfade sırasında mağdurun yanında olan psikoloğun hazırladığı raporda, F.B.'nin "yaşından daha düşük zekâ yaşına sahip, saf ve çocuksu biri
olduğu ve cinsel istismara uğramış olabileceği belirtildi. Başka bir
raporda ise yüzde 50 engel durumu olan mağdurun, cinsel istismarın
hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmediği" ifade
edildi.
Peki yargı sürecinde neler yaşandı? Bakalım...

Yapılan incelemede, mağdurun isimlerini verdiği 92 kişiden 10'unun 2016 yılında, 12'sinin ise 2017 yılında kimlikleri tespit edildi. Kimliği tespit edilen 22 şüpheli, 2016 ve 2017 yıllarında tutuklandı.Soruşturma sonucunda,10 kişi hakkında 25 Ekim 2016, 11 kişi hakkında 26 Nisan 2017 ve 1 kişi hakkında ise 22 Eylül 2017 tarihinde, 'Çocuğun cinsel istismarı' ve 'Cinsel amaçla kişiyi alıkoyma' suçlarından 9'ar yıldan 43'er yıla kadar değişen oranlarda hapis istemiyle 3 ayrı iddianame hazırlandı. İlk iddianamenin kabulünün ardından 10 tutuklu sanığın yargılanmasına 17 Ocak 2017 tarihinde Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. 11 sanık hakkındaki 2'nci iddianame de daha sonra aynı dava ile birleştirildi. 21 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı, İnsan Hakları Derneği, Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları
Merkezi ile Kadın Hakları Merkezi de katıldı. Savunması alınan sanıklar, mağdura cinsel istismarda bulunmadıklarını belirterek, suçlamaları reddetti.
F.B.'nin gittiği rehabilitasyon merkezinde çalışan A.C., mağdurun sürekli uzun kollu giydiğini, sağ kolunun omzuna kadar darp izi dolu olduğunu, sağ elinin üstünde çizikler olduğunu, bir kez boynunda morluk ve tırnak izi gördüğünü söyledi.

Mağdurun annesi ise kimsenin kendisini tehdit etmediğini belirterek, şikâyetçi olmadığını ifade etti. Ardından mağdur şikâyetinden vazgeçti...

Yargılama sırasında şikâyetten vazgeçtiğine dair dilekçe gönderen mağdurun, 25 Eylül günü yeniden ifadesi alındı. İlk ifadelerinin doğru olduğunu söyleyen mağdur, "Sanıkların ailesi tehdit ettikleri için şikâyetten vazgeçtim. Anlattığım tüm
olaylar doğrudur. Sanıklar tarafından çok kez tecavüze uğradım. Baskı
altında şikâyetçi olmadığıma dair dilekçe gönderdim. Tüm sanıklardan
şikâyetçiyim. Üzerimizde yoğun baskı var. Annemi dövüp para teklif
ettiler. Baskı ve dayak yüzünden şikâyetten vazgeçtik" diye konuştu.
Bakanlık avukatından itiraz: 'Mağdurun ailesi baskı altında, bunu anlamak için müneccim olmaya gerek yok'

Ve davalarda tutuklu sanık kalmadı...









