Bugün, bu
insanlık dışı olayların üzerinden 26 yıl geçmiş olmasına rağmen; yüreklerimize
düşen ateş, ilk günkü gibi yanmaya devam ediyor. Sivas da, Başbağlar da bizim
kanayan yaramız, ortak acımızdır.
Tüm bu ödenen
acı bedellerin karşılığının artık “barış” olması gerektiğinden yola çıkarak;
toplumların geleceğinin savaşlar ve katliamlarla değil; birlik, beraberlik ve
dayanışma ile belirleneceği bir dünya için, yaşanan iki büyük trajediden de tüm
insanlığın dersler çıkartması ve vicdan muhasebesi yapması gerekmektedir.
Bu duygularla
birlik ve beraberliğimize yapılan bu kanlı saldırılarda hayatını kaybeden
canlarımızı rahmetle anıyor, Hacı Bektaş-ı Veli’lerin, Yunus Emre’lerin,
Mevlana’ların, Pir Sultan Abdal’ların hoşgörüsü ile örülü topraklarda sevgi,
saygı, birlik, beraberlik anlayışının yeniden hâkim olduğu ve dünyanın hiçbir
yerinde benzer acıların yaşanmadığı yarınlar temenni ediyorum.





