KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır: Sokakta neşeyi ve ortak hayatı konuşalım
31 Mart seçimi öncesinde adaylar meydanlarda seçmeni ikna turunda. En çok konuşulan, ‘sandığa gitmeyecek’ seçmenler olduğu... Peki ne yapmalı? Siyasetçi neyi konuşmalı, neyi vaat etmeli? KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır şöyle diyor: “Ben olsam dünü değ...
İSTANBUL VE İZMİR 2014’TEN FARKLIİktidar seçim kampanyasında sık sık ‘beka meselesi’ni gündeme getiriyor. 31 Mart ‘yerel seçim’in ötesinde bir anlam mı ifade ediyor?Yerel seçimle genel seçim arasında bir fark kalmadı. Teoride de pratikte de yerel sorunların konuşulacağı bir seçim olacağı varsayılır. Ben seçim rallisi diyorum, beş senedir altı kez sandığa gittik. Referandum, Cumhurbaşkanlığı seçimi ya da yerel seçim, hiçbirinin birbirinden farkı yok, çünkü Türkiye toplumu kültürel kimliklerine sıkıştı. Bunun bir kısmı doğaldı, çünkü bilgi toplumu dediğimiz gündelik hayatın ritmi, metropollü hayat, iletişim gibi teknik devrimler içinde kimlikler eskisinden daha fazla insanların gündelik hayatında önemli ve anlamlı hale geldi. Ama Türkiye’nin sorunu kimliklerin var oluşunun karşılıklı bir kutuplaşmaya dönüşmüş olması. Oldum bittim bu topraklarda farklılıklar vardır ama kendini mağdur hissedenin egemen güçle gerilimini toplum gündelik hayatı içinde görmüyordu. Bugün değişen şey bu. Tüm siyasi aktörler bu gerilimi görmek ve çözmek yerine buradan bir siyaset üretmeyi maharet sanıyor. Kimliklerin hemen hepsi siyasileşti. Türkiye siyaseti de kimliklere sıkışıp kaldı. O yüzden de yerel seçimi konuşmuyoruz. Şimdi seçime gidiyoruz. Adayların ya kimlikler üzerinden bir dilleri var ya da sadece bir takım hizmet vaatleri veriyorlar. Tabii ki hizmet vaatlerinin bir anlamı var ama bundan öte bir ihtiyaç da var.