İstanbul Bilgi Üniversitesi Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Programı ve Travma ve Afet Ruh Sağlığı Çalışmaları Derneği (TARDE), “Türkiye’nin Depreminde 20. Yıl: Bellek, Yapılanma, Gelecek” başlıklı çalıştay serisinin üçüncüsünü düzenledi. Farklı disiplinlerden uzman isimlerin bir araya geldiği etkinliğin açılış konuşmasını BİLGİ Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Yüksek Lisans Program Direktörü Prof. Dr. A. Tamer Aker yaptı. Depremin sadece deprem olduğunda değil her zaman gündeme gelmesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Aker, yürütülmesi gereken çalışmalara da dikkat çekti.“DEPREM KÜLTÜRÜNE SAHİP OLMALIYIZ”1999’dan bu yana birçok çalışma yapıldığını fakat hala depreme hazır olmadığımızı belirten Prof. Dr. Aker şu ifadeleri kullandı, “Evimizde, binamızda, kentimizde var olan riskleri azaltmalıyız. Bunun yolu ise bilinçten geçiyor. Deprem konusunu çocuklarımızla konuşmaktan kaçınmamalıyız. Depreme dair var olan korkuyu avantaja çevirmeliyiz. Depremi çaresizce beklemek yerine mücadele edebileceğimiz bilincini oluşturmamız gerekiyor.” Genç neslin depreme şahit olmamasına rağmen deprem bilincine sahip olduğunu da belirten Prof. Dr. Aker, fay hattının üzerinde yaşayan bir ülke olarak bir deprem kültürüne sahip olmamız gerektiğini vurguladı.“TÜRKİYE’DE TEMEL EKSİKLİK UMURSAMAZLIK”
Gündem
Yayınlanma: 06 Ekim 2019 - 14:26
Prof. Dr. Okan Tüysüz: Marmara ve Bingöl'de her an deprem olabilir
Bir yerde bir kez deprem olduysa yeniden olacağını söyleyen Prof. Dr. Okan Tüysüz, “Kuzey Anadolu’dan geçen fay hattında stres artmış durumda. Fayın iki ucu, yani Marmara ve Bingöl’de deprem her an olabilir. Depremin yerini, şiddetini ve zamanını aynı ...
Gündem
06 Ekim 2019 - 14:26





