Kanser, kalp rahatsızlıklarının ardından ölüme yol açan etkenlerde ikinci sırada yer alıyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre 8.8 milyon kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Hasta sayısının önümüzdeki 20 yıl içerisinde ise kritik seviyeye ulaşması öngörülüyor. DSÖ 20 yıl içerisinde hasta sayısının yüzde 70 artacağını belirtiyor.
Türkiye'de de hastalığa yakalananların sayısı azımsanmayacak seviyede. 2017 verilerine göre 160 bin kişi bu kötü hastalıkla tanıştı.
Peki hastalığa yakalanma riskini en aza indirmek için neler yapmalıyız? Öncelikle ölüme yol açan kanser vak'alarının yüzde 22’sinin sigaradan kaynaklandığını belirtmekte fayda var.
Kanseri tetikleyen bazı enfeksiyonlar da risk faktörü kapsamında değerlendiriliyor. 2016’da “Lancet” bilim dergisinde yayımlanan bir meta-araştırmaya göre, 2012 yılında teşhis edilen kanser vakalarının yüzde 15’i mide virüsü helicobacter pilori, insan papilloma (HPV), Hepatit B, Hepatit C ve Epstein-Barr virüsleriyle birlikte ortaya çıkmıştı. Araştırmada Hepatit ve HPV gibi enfeksiyonların, düşük ve orta gelir grubundaki ülkelerde kanser vakalarının yüzde 25’ine yol açtığı tespit edilmişti.


















