Ankara’daki mitinge eşi Hatice Çevik ve kızkardeşi Nilgün Çevik’le birlikte gitmişti. Lise ve ortakokulda okuyan iki çocuğu ise Şanlıurfa’da kalmıştı. Atılım Üniversitesi İnşaat Fakültesi son sınıfta okuyan kızı Başak Sidar Çevik’in de yanlarına gelmesiyle birlikte Ankara Garı önündeki beklemeye başlamışlardı. Şiddetli patlama hemen yanlarında meydana geldi. Patlamaya en yakın noktada kızı Başak Sidar ile kızkardeşi Nilgün Çevik vardı. Her ikisi de hayatını kaybetti. Yanındaki eşi Hatice Çevik gözünden yaralandı. Kendisi canlı bomba saldırısından ufak tefek yaralarla kurtuldu.
İlk olarak eşi Hatice Çevik’e sarıldı. İşte o an çekilen fotoğraf karesi, dehşetin görüntüsü olarak hafızalara kazındı.
Üzüntüden konuşmakta zorlanan öğretmen İzzettin Çevik’in ağzından şu cümleler çıkabildi:
“Kızım Atılım Üniversitesi 4. sınıfta okuyordu. Buluşma noktasında beklerken kızım yanımıza geldi. Sonra alana girdik. Birilerine güveniyorduk. Barış diyorduk, başka bir şey demiyorduk. Sadece barış... Onlar da Ankara’nın göbeğinde bizlere bunları yaptılar. Acımız çok büyük. Tek istediğim şey şimdi canlarımızı toprağa vermek. Eşim şu an hastanede tedavi altında, başka bir şey söylemek istemiyorum.”










