Bir ismi ya da kelimeyi hatırlamaya çalışırız. Dilimizin ucundadır kelime ama sanki beynimizde bir engele takılmıştır. O boşluğu doldurmak için ‘şey’ deyip dururuz. Bu tür unutmaların bilimsel adı letolojikadır.
Beyin ve hafızayla ilgili birçok terim gibi letolojika kelimesi de Yunanca kökenlidir. Lethe unutkanlık, logos ise kelime anlamına gelir. Yunan mitolojisinde Lethe ayrıca ölü ruhlarının dünyadaki anılarını unutmak için içtiği öteki dünyanın beş nehrinden biridir.
Letolojika kelimesi 20. yüzyıl başlarında psikoterapist Carl Jung’a atfedilir, fakat ilk yazılı kayda geçmesi 1915 Amerikan Resimli Tıp Sözlüğü ile olmuş ve bu kelime 'asıl kelimeyi hatırlayamama hali' olarak tarif edilmiştir.
Letolojika kelimesinin yerleşmesinde ne etken olursa olsun, hafıza ve unutma hem Yunan mitolojisinde hem de Jung’un bilinçaltı konusundaki çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğu gibi, bugün beyinde hafızanın işleyişini anlamamız açısından da önemlidir.
Beynin, bilgisayar gibi işlemediğini, bilgilerin düzenli depolanıp bir düğmeye basıldığında hatırlanmadığını biliyoruz. Psikolog Tom Stafford’un belirttiği gibi, “Hafızanın işleyişi çok ilginçtir; yeni bilgileri hatırlamak için önemli olan onlarla ne kadar bağlantı oluşturmuş olmamızdır, onları ne kadar çok hatırlamak istediğimiz deği
Genel
Yayınlanma: 10 Şubat 2016 - 13:41
Güncelleme: 10 Şubat 2016 - 13:42
Bazı kelimeler neden dilimizin ucunda takılı kalır
Kelimelerin dilin ucunda olup da hatırlanamaması halini çoğumuz yaşamışızdır. Bu durum, hafızanın nasıl çalıştığına dair ipuçları içeriyor aslında.
Genel
10 Şubat 2016 - 13:41
Güncelleme: 10 Şubat 2016 - 13:42
Dilimin ucunda ama çıkartamadım!" Bu cümleyi neden bu kadar sık kullandığımızı, neden bazı sözcüklerin dilimizin ucuna takılı kaldığını düşündüğünüz oldu mu? Bu durum, hafızanın nasıl çalıştığına dair ipuçları içeriyor aslında. BBC Türkçe'de Mark Gwynn imzasıyla yer alan haberde konu şu şekilde ele alınıyor:
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir










