Nesligül ve Ali İzzet Sarıkaya çiftinin ikinci çocuğu Dilan Sarıkaya, Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi. Yakınlarının sevgi dolu olarak tanımladığı Sarıkaya'nın ölüm haberini ailesi televizyondan öğrendi.
TEYZESİ YIRTIK AYAKKABILARINA SARILDI
Sarıkaya ailesinin üst katında oturan teyze Yıldız Erdoğan, yeğeni Dilan'ın yırtık ayakkabıları ve fotoğrafına sarılarak gözyaşı döktü. Acılı teyze, Dilan Sarıkaya'nın hayat dolu bir kız olduğunu anlattı. Onun okula giderken giydiği ve yırtık olan ayakkabısını gösteren Yıldız Erdoğan, Dilan'ı şöyle anlattı:
"Kalbinde asla kötülük taşımıyordu. O çocuk oraya silahla gitmedi, yüreğinde sevgi ile gitti. Dilan'la hayallerimiz vardı. Hayallerimizi mahvettiler, bitirdiler. Kalbinde sadece sevgi, barış, umut vardı, hayalleri vardı o çocuğumun. Hayallerimizi bizden aldılar. Bir çocuğu öldürdüler 100 kişiyi yaktılar, yaktılar bizi."
TELEFONUNU BAŞKASI AÇTI
Dilan'ın eniştesi Sami Erdoğan ise son ana kadar Dilan'ın yaralı olduğunu bildiklerini anlatırken şöyle dedi:
"Patlama haberini televizyondan duyunca telefonla Dilan'a ulaşmaya çalıştık. Başkası açtı. Açan kişi Ankara'da büyük bir patlama olduğunu, telefonu bulduğunu sahibinin kim olduğunu bilmediğini söyledi, 'Gelin telefonunuzu vereyim' dedi. Arkadaşlarına ulaşmaya çalıştık. Ulaşabildiklerimiz yaralı olduğunu söylediler. Saat 20.00'ye kadar yaralı olduğunu biliyorduk. Benim kızım sosyal medyadan gördüğü bir fotoğrafı gönderdi. Bu fotoğrafta Dilan vardı. Umutla 'yaralıdır' diye bekledik. En son babasıyla akşam saat 20.00'da konuştuğumuzda acı haberi öğrendik. Çocuklarımızı asker elbisesi, polis elbisesi, terörist üniforması giydirip öldürüyorlar. Sonra oturup saraylarında, konaklarında, köşklerinde yüzde hesabı yapıyorlar. Bize kaç oy getirir diye hesap yapıyorlar. Onların hesaplarına da lanet olsun. Vebali boyunlarına olsun."
ÜNİVERSİTELİ DİLAN, KARANFİLLERLE KARŞILANDI
Ankara'daki patlamada yaşamını yitiren Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi ve Emek Partisi üyesi Dilan Sarıkaya'nın cenazesi, Adana'da Uğur Mumcu Meydanı'nda aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın yer aldığı yaklaşık 5 bin kişi tarafından karşılandı. Ankara'dan Seyhan İlçe Belediyesi'ne ait cenaze aracı ile getirilen Sarıkaya'nın cenazesi, alana girerken, toplananlar terörü lanetleyen sloganlar attı. Törene katılanlar, Dilan Sarıkaya'yı taşıyan cenaze arabasına karanfiller fırlattı. Dilan Sarıkaya'nın yakınları ve arkadaşları gözyaşlarını tutamazken, savaş ve hükümet karşıtı sloganlarla patlamaya tepki gösterildi.
Burada yapılan törende konuşan Emek Partisi Adana İl Başkanı Sevil Aracı, "Arkadaşlarımızı barış için göndermiştik. Sorumluların bulunmasını ve hesap sorulmasını istiyoruz" dedi.
BABASI: "YOLDAŞIM, YOLDAŞLARIMIZA SELAM SÖYLE"
Törene katılanların sarılarak başsağlığı dilediği Dilan Sarıkaya'nın babası İzzet Sarıkaya ise katılımcılara seslenerek, "Yoldaşıma ilk 'Faşizme ölüm, halka hürriyet' sloganını öğretmiştim. Yoldaşlarım, yoldaşlarımıza selam söyle" diye konuştu.
Dilan Sarıkaya'nın da aralarında bulunduğu bazı kişileri otobüslerle Ankara'ya götürdüğünü söyleyen Eğitim-Sen Adana Şube Yöneticisi Mehmet Akarsubaşı da, "Onları ne yazık ki sağ getiremedim. Özür dilerim" diye konuşunca kalabalıktakiler uzun süre, 'Direne direne kazanacağız' diye slogan attı. Konuşmaların ardından Dilan Sarıkaya'nın cenazesi baba evine götürüldü.
TEYZESİ YIRTIK AYAKKABILARINA SARILDI
Sarıkaya ailesinin üst katında oturan teyze Yıldız Erdoğan, yeğeni Dilan'ın yırtık ayakkabıları ve fotoğrafına sarılarak gözyaşı döktü. Acılı teyze, Dilan Sarıkaya'nın hayat dolu bir kız olduğunu anlattı. Onun okula giderken giydiği ve yırtık olan ayakkabısını gösteren Yıldız Erdoğan, Dilan'ı şöyle anlattı:
"Kalbinde asla kötülük taşımıyordu. O çocuk oraya silahla gitmedi, yüreğinde sevgi ile gitti. Dilan'la hayallerimiz vardı. Hayallerimizi mahvettiler, bitirdiler. Kalbinde sadece sevgi, barış, umut vardı, hayalleri vardı o çocuğumun. Hayallerimizi bizden aldılar. Bir çocuğu öldürdüler 100 kişiyi yaktılar, yaktılar bizi."
TELEFONUNU BAŞKASI AÇTI
Dilan'ın eniştesi Sami Erdoğan ise son ana kadar Dilan'ın yaralı olduğunu bildiklerini anlatırken şöyle dedi:
"Patlama haberini televizyondan duyunca telefonla Dilan'a ulaşmaya çalıştık. Başkası açtı. Açan kişi Ankara'da büyük bir patlama olduğunu, telefonu bulduğunu sahibinin kim olduğunu bilmediğini söyledi, 'Gelin telefonunuzu vereyim' dedi. Arkadaşlarına ulaşmaya çalıştık. Ulaşabildiklerimiz yaralı olduğunu söylediler. Saat 20.00'ye kadar yaralı olduğunu biliyorduk. Benim kızım sosyal medyadan gördüğü bir fotoğrafı gönderdi. Bu fotoğrafta Dilan vardı. Umutla 'yaralıdır' diye bekledik. En son babasıyla akşam saat 20.00'da konuştuğumuzda acı haberi öğrendik. Çocuklarımızı asker elbisesi, polis elbisesi, terörist üniforması giydirip öldürüyorlar. Sonra oturup saraylarında, konaklarında, köşklerinde yüzde hesabı yapıyorlar. Bize kaç oy getirir diye hesap yapıyorlar. Onların hesaplarına da lanet olsun. Vebali boyunlarına olsun."
ÜNİVERSİTELİ DİLAN, KARANFİLLERLE KARŞILANDI
Ankara'daki patlamada yaşamını yitiren Çukurova Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi ve Emek Partisi üyesi Dilan Sarıkaya'nın cenazesi, Adana'da Uğur Mumcu Meydanı'nda aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaşın yer aldığı yaklaşık 5 bin kişi tarafından karşılandı. Ankara'dan Seyhan İlçe Belediyesi'ne ait cenaze aracı ile getirilen Sarıkaya'nın cenazesi, alana girerken, toplananlar terörü lanetleyen sloganlar attı. Törene katılanlar, Dilan Sarıkaya'yı taşıyan cenaze arabasına karanfiller fırlattı. Dilan Sarıkaya'nın yakınları ve arkadaşları gözyaşlarını tutamazken, savaş ve hükümet karşıtı sloganlarla patlamaya tepki gösterildi.
Burada yapılan törende konuşan Emek Partisi Adana İl Başkanı Sevil Aracı, "Arkadaşlarımızı barış için göndermiştik. Sorumluların bulunmasını ve hesap sorulmasını istiyoruz" dedi.
BABASI: "YOLDAŞIM, YOLDAŞLARIMIZA SELAM SÖYLE"
Törene katılanların sarılarak başsağlığı dilediği Dilan Sarıkaya'nın babası İzzet Sarıkaya ise katılımcılara seslenerek, "Yoldaşıma ilk 'Faşizme ölüm, halka hürriyet' sloganını öğretmiştim. Yoldaşlarım, yoldaşlarımıza selam söyle" diye konuştu.
Dilan Sarıkaya'nın da aralarında bulunduğu bazı kişileri otobüslerle Ankara'ya götürdüğünü söyleyen Eğitim-Sen Adana Şube Yöneticisi Mehmet Akarsubaşı da, "Onları ne yazık ki sağ getiremedim. Özür dilerim" diye konuşunca kalabalıktakiler uzun süre, 'Direne direne kazanacağız' diye slogan attı. Konuşmaların ardından Dilan Sarıkaya'nın cenazesi baba evine götürüldü.










