HDP’nin, CHP’nin hesabı şuydu; ‘AK Parti bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasına yanaşmayacak, böylece teröre destek veren milletvekilleri de kurtulacak’. Ya da HDP, kendi milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılacağı iddiasıyla Meclis’i birlikte bloke edecekler. Bir de mağduriyet edebiyatı yapacaklar. Bu oyunları bir hamleyle boşa çıkardık. Onlar küçük piyonlarla uğraşırken, biz ‘şah’ dedik ve mat oldular. Böylece şunu gösterdik: 1- AK Parti’nin kimseden çekinecek dosyası yoktur. 2- HDP hiçbir şeklide mağdur edebiyatı yapmayacaktır, onlar mağdur değillerdir, onlar zalimlerle, katillerle ortaklık yapan kalleşler. 3- Aynaya bakmayan Kılıçdaroğlu bütün dokunulmazlık dosyalarının AK Parti’de olduğunu zannederek aslında kendi vekillerinin dosyalarını da örtmeye çalışıyor. Yargıya izin verelim ve yargının önüne hep beraber çıkalım.
KANDİL İTTİFAKININ BENZERİ
Demokratik ülkelerin tümünde Meclis dokunulmazlığı vardır. Onların tek amacı terör destekçilerini yargıdan kaçırmak. Dokunulmazlık tartışmaları öncesinde Demirtaş, CHP’ye ‘gelin ittifak kuralım’ diye teklifte bulundu. PKK’lı canlı bombanın Ankara’da sivilleri hedef alan saldırısından bir gün önce Kandil’de 9 örgüt terör ittifakı kurmuşlardı. Şimdi CHP’yi o ittifaka çağırıyorlar. Eğer CHP, bu terör destekçilerinin dokunulmazlıklarını kaldırmak için sunduğumuz teklifi reddederek, onları korumaktan başka bir anlam ifade etmeyen tekliflere yönelirse biliniz ki, terör örgütlerinin Kandil’de kurduğu ittifakın benzerini CHP ve HDP, Ankara’nın karanlık odalarında kurmuştur ve bunun için dokunulmazlık teklifimizi engellemeye tevessül etmişlerdir.
ŞİMDİ TOP CHP SAHASINDA
Eğer bu dokunulmazlıklar tek tek Meclis’e gelirse, neredeyse 300 günü alıyor. Bizim böyle şeylerle kaybedecek vaktimiz yok. Biz bu teklifi Meclis’e getiririz, kim teröristleri korumak için küçük ayak oyunları yapıyormuş ortaya çıkar. Şimdi top CHP’nin sahasında. CHP’nin ve MHP’nin ne diyeceğini bekliyoruz. HDP’nin ne diyeceği zaten belli. Onların ne dediğinin, ne millet nezdinde ne de bizim nezdimizde hiçbir itibarı yoktur. Millete savaş açanların, millet evlatlarını otobüs duraklarında katledenlerle dayanışma içinde olanların sözlerine itibar edilmez.
ANAYASA TEKLİFİ HAZİRANDA
Önümüzdeki 1 ay içinde, en geç nisan ayı sonunda bütün yazım çalışmalarını tamamlayıp, Meclis’e anayasayı sunmayı düşünüyoruz. En geç 1-2 ay içinde kendi anayasa taslağımızı tamamlamış olacağız. Bu çalışmaları yaptıktan sonra siyasi partilerin de tutumunu gözeterek mayıs ya da haziran ayında anayasa teklifimizi genel kurulun gündemine getireceğiz.”
Vicdanlı Batı aydınına teşekkür
İNGİLİZ Independent gazetesinin internet sitesine bir makale yazan, Hull Üniversitesi’nde hukuk öğrencisi olan blog yazarı Yasmin Ahmed, Brüksel’deki olayda tek yürek olan Avrupa’yı Türkiye’deki saldırılara sessiz kalmakla suçladı.
Ahmed, Eyfel Kulesi’nin Belçika bayrağı renklerine büründüğünü, İngiltere’de Başbakanlık konutuna Belçika bayrağı asıldığını hatırlatarak “Türkiye için niye bunlar yapılmadı” diye sordu.
Başbakan Davutoğlu da dünkü konuşmasında gazetedeki bu yazıyı da gündeme getirerek şunları söyledi: “Independent gazetesinde birçok yazar, vicdanının sesini dinleyerek Avrupalılara, ‘Brüksel saldırısından sonra bütün Avrupa’da yas ilan edilmesi, borsaların Belçika bayrağıyla dalgalandırılması, bütün Avrupa’da dayanışma olması takdir edilir ama aynı dayanışmayı Ankara’daki saldırı dolayısıyla Türk halkıyla niye yapmadık’ diye sordu. Bu soruyu soran vicdanlı Batılı aydınlara, gazetecilere teşekkür ediyorum. Bu acı olaylardan artık herkes ders çıkarmalıdır. ‘Senin teröristin, benim teröristim’ ayrımı yaparak, kısa vadeli menfaat hesaplarına girenler de, orta ve uzun vadede büyük bedeller ödeyeceklerini görmelidirler ve görmeye başlamışlardır.” bilmezler var. Ama biz onlara hadlerini bildirmeyi de biliriz.










