Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:
"Meydanlarda el ele kol kola olmaya geldik.Bu meydanda her birimizin kalbinde cumhuriyet ve demokrasi için bir demek çicek var.İzmir düşmana ilk kurşunun atıldığı kentttir. İzmirli olmak Türkiye Cumhuriyeti'nde bir ayrıcalıktır.
İzmir tarihimizin kalkınmasının başladığı kenttir.İzmir cumhuriyettir, demokrattir, laiktir, emektir. İzmir demek Kuva-i Milliye demektir.Bu darbe cumhuriyetimize ve demokrasimize yapıldı. Demokratik laik sosyal hukuk devletine yapıldı. Arkadaşlarımıza Meclis'e gidin diye talimat verdim.Bu Meclis Gazi Mustafa Kemal'in meclisidir. Top da çalışmaz buraya, tüfek de çalışmaz. Hiç kimse unutmasın yedi düvelde duysun, TBMM temeli cephelerde atılmıştı.
Kışlaya, camiye, adliyeye siyaset girmemeli. Devlette yükselmenin yolu bir cemaate, partiye üye olmaktan geçmemelidir.
Medyaya baskı yapıyorlardı, darbe gecesi medya özgürlüğünün önemini anladılar.
Adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler. Siyaset kurumunun öz eleştiriye ihtiyacı var. Nasıl oluyor da bunlar devletin üniversitesine, polise, askere kim, nasıl yerleştirdi? Bu sorunun yanıtı hep beraber bekliyoruz. Bütün bu gerçeklerin açıklanmasını bekliyoruz. Halkı bastırmak için yargıyı sopa olarak kullandılar."
Kılıçdaroğlu, İstanbul'dan sonra İzmir'de ki demokrasi ve özürlük mitinginde, demokrasi manifestosunu madde madde okuyarak mitinge katılanların oylamasına sundu. Manifesto oybirliği ile kabul edildi.
Kılıçdaroğlu konuşmasını Nazım Hikmet'in Şiiriyle sonlandırdı.







