Evrensel'de yer alan haberine göre Okur'a sorulan sorular sadece sendikanın basın açıklamaları değildi. Okur'a “’Devletin değil halkın sanatçıyım’ diyen Neşet ustayı ölümünün 3. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyorum” şeklinde yaptığı paylaşım da soruldu.
Ankara Garı'nda yaşanan katlia sonrası “Bugün Barış mitingi için geldiğimiz Ankara’da tarihe ‘Kanlı Cumartesi’ olarak geçecek kara bir gün yaşadık. Hepimizi başı sağ olsun” şeklinde yaptığı paylaşım da soruldu.
"Bu Türkiye demokrasisi açısından kaygı verici bir durumdur."
Okur soruşturma ile ilgili şu bilgileri aktardı; “Sorulan sorular arasında sosyal medya paylaşımlarımdan ‘1 Mayıs sonrası terörü lanetliyoruz basın toplantısı’ var. Onun bile buraya alınmış olması, Ankara katliamı sonrası yayınlamış olduğum başsağlığı mesajı, 10 Ekim katliamına yönelik yönelik sendika afişleri, Neşet Ertaş ilgili paylaşımım.. Deyim yerindeyse bir torbaya konulmuş olması çok ilginç. Türkiye demokrasinin çıtasının yükselmesi için mücadele ederken, çıtanın daha da geriye çekildiğini, sıkıyönetim koşulları yaklaşımı olduğunu gördüm. Bu Türkiye demokrasisi açısından kaygı verici bir durumdur.”










