CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın düzenlediği, AKP ve çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü, sendika temsilcisi, sanatçı, yazar ve aydınların destek verdiği Taksim Meydanı’ndaki “Cumhuriyet ve Demokrasi” mitinginde on binler, hep bir ağızdan “Darbelere hayır” dedi. Meydandaki kitlelere “10 maddelik Taksim Manifestosu”nu okuyan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manifestosunu oylamaya sundu. Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerine alandakiler ellerini kaldırarak onay verdi.
Kılıçdaroğlu saat 18.20 sıralarında eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile kürsüye gelerek on binlere seslendi. “Gün birleşme günüdür” diyerek kitlelere seslenen Kılıçdaroğlu “Gün dikta devletine yönetimlerine karşı direnme günüdür. Gün halkın sesini dinleme günüdür. Bugün Taksim’deyiz. Bizim için, hepimizin tarih yazdığı bir gündür” dedi. Konuşmasında, “Taksim Manifestosu”nu okuyan Kılıçdaroğlu, okuduğu 10 maddeyi alandaki yurttaşların oylarına sundu. Kılıçdaroğlu, “Artık çocuklarınıza, torunlarınıza diyeceksiniz ki 24 Temmuz 2016’da Taksim Meydanı’nda demokrasiye ve Cumhuriyete bağlılığımızı, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına bağlılığımızı el kaldırarak onayladık diyeceksiniz” dedi. “Hep birlikte demokrasiye, Cumhuriyete sahip çıktık” diyen Kılıçdaroğlu, Taksim manifestosunun Türkiye Cumhuriyetinin demokrasi tarihinde yerini alacağını söyledi.
‘Tarihi bir meydandayız’
‘Tarihi bir meydandayız’ Kılıçdaroğlu “Tarihi bir meydandayız Taksim Meydanı’ndayız ve tarihi bir gündeyiz. Taksim Meydanı, bizim demokrasi tarihimizde yer alan bir meydandır. Ecevit’e suikast düzenleneceği söylendiğinde, Ecevit şu açıklamayı yaptı ‘Yarın tek başıma Taksim’e gideceğim’ dedi. Ve geldi, arkasında bugün olduğu gibi yüzbinler vardı. 1 Mayıs 1977 kanlı bir mayıs olarak tarihe geçen bir gün. Ve o gün çok sayıda vatandaşımız, hayatını verdi. Kanlı 1 Mayıs olarak bizim tarihimizde yer alan ve henüz aydınlığa kavuşmamış olan bu meydanda geldi” dedi.
Gezi Parkı’nı anımsattı
Gezi Parkı Direnişi’ni de anımsatan Kılıçdaroğlu “Ve Taksim meydanı... Ağaçların kesilmemesi için gençlerin doğaya sahip çıktığı bir meydan. Bu meydanlarda Gezi olayları yaşandı ve o olayda ellerinde karanfiller, kitaplarla gençlerimiz, bu ülkenin gençleri, umudumuz, hep beraber ayağa kalktı. Ülkemizi seviyoruz, insanlarımızı seviyoruz, kardeşçe yaşamak istiyoruz” dedi.
Medyanın önemi
Medyanın özgürlüğünün önemine de dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Medya özgürlüğünü sağlamak hepimizin ortak görevidir. Bakın 15 Temmuz darbe girişiminin yenilgiye uğramasının ana unsurlarından birisi medya özgürlüğüdür. Medyanın açık ve net darbeye karşı olmasıdır. Dün medya özgürlüğüne karşı çıkanlar, bugün yaptıkları hataların inşallah farkına varırlar” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, darbe girişimi sırasında er ve erbaşların linç edilmesini de eleştirdi ve linç edenlerin yargılanması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Demokrasi, adalet demektir. Demokrasi aynı zamanda güçler ayrılığı demektir. Yasama, yürütme ve yargı. Gelin dördüncü güç olarak medyayı da anayasamıza açıkça yazalım. Türkiye’nin hiçbir meydanı kapatılmamalı. Meydanlar halkın enerjisini boşaltacağı yerler olmalı. Balyoz, Ergenekon, Casusluk davası... Pek çok subay asker gereksiz yere hapse tıkıldı. Siyasal iktidarlar demokrasiden yana tavır alacaklarsa, iadeyi itibar yapmak zorundadırlar. Umarım 15 Temmuz darbesi uzlaşma kültürünü harekete geçirir. Ne darbe, ne dikta, yaşasın özgürlükçü demokrasi.”
Geniş güvenlik önlemleri
Taksim Meydanı’nda dün düzenlenen miting için sabah saatlerinden itibaren hazırlıklar başladı. Miting öncesi saat 15.00 gibi tüm meydan boşaltıldı ve bomba araması yapıldı. Kitleler, öğle saatlerinden itibaren Şişli, Osmanbey, Taksim Tünel, Tepebaşı, Beşiktaş’tan Taksim Meydanı’na “Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkalım”, “Askeri ve sivil darbeye hayır”, “Ne darbe, ne dikta, iktidar halka”, “Darbelere hayır”, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”, “Yaşasın laik demokratik Türkiye”, “İdama hayır” döviz ve pankartları açarak yürüdü.
Katılımcılar, miting alanına girişte 5 ayrı noktada kurulan polis noktalarından üst araması yapılarak alındı. Gezi Parkı önünde bulunan konuşmaların yapılacağı sahneye “Cumhuriyete ve Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz” yazılı dev bir pankart asıldı. Türk bayrakları ve Atatürk posterlerinin taşındığı miting de sık sık “Türkiye laiktir, laik kalacak”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Yağma yok Cumhuriyet var” sloganları atıldı.
Kitle örgütleri meydanda
DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Kuzey Ormanları Savunması, Türk Kızılayı, Eğitim Sen, Eğitim-İş Sendikası, Türkİş Sendikasi bölge temsilcilikleri, Birleşik Haziran Hareketi, Emek Partisi, ESP, Halkevleri, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Ergenekon ve Balyoz davalarından yargılanan bazı isimler ve aileleri, Ergenekon davası kapsamında tutuklandıktan sonra intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ailesi, aynı davada tutuklanan ve yaşamını yitiren Kuddusi Okkır’ın ailesi, Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren gençlerin aileleri yer aldı.
AKP’den üst düzey katılım
Alana İstiklal Caddesi’nden AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, TBMM Grup Başkanvekili Mehmet Muş, AKP İl Başkanı Dr. Selim Temurci, AKP milletvekili Mihrimah Belma Satır, İBB Başkanı Kadir Topbaş, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile il, ilçe yöneticileri de yürüdü.
Sanatçılar bildirisi
Aralarında Fazıl Say, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Tarık Akan, Genco Erkal, Edip Akbayram, Müjde Ar, Güler Duman, Bedri Baykam, Menderes Samancılar, Timur Selçuk gibi çok sayıda oyuncu ve sanatçının imzasının bulunduğu “Laik ve demokratik Cumhuriyeti savunuyoruz” başlıklı bildiri de mitingde okundu.
İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu’nun ortak açıklaması okundu. Metinde, “Darbe bir insanlık suçudur, lanetliyoruz. Ne askeri, ne de sivil darbeleri kabul ediyoruz” ifadelerine yer verildi. ”










