BİLGİ KİRLİLİĞİ BİTECEK Mİ?
- CHP Grup Başkanvekili Levent Gök: Saldırı sonrasında olayı kimin gerçekleştirdiğine ilişkin yapılan açıklamalarla, ortaya çıkan bilgiler çelişiyor. Olayın arkasındaki gerçek nedir? Salih Neccar ile Abdulbaki Sömer aynı kişi ise bir kişi nasıl hem Suriyeli hem Vanlı olabiliyor? Neccar Türkiye'ye girdiğinde parmak izi alındıysa siz bunun herhangi bir terör örgütüne mensup olduğunu saptayamadınız mı? Bu bilgi kirliliği ne kadar devam edecek? Ankara saldırısını yapan kişinin kimliği konusunda net bir bilgi sahibi değiliz. Böyle aymaz bir tutum olabilir mi? Suriyeli Salih Neccar mı Vanlı Abdulbaki Sömer mi? Hükümet yetkililerinin bunu açıklaması gerekiyor. Biz saldırıyı yapan kişinin gerçek kimliğini istiyoruz.
DEVLET CİDDİYETİNE YAKIŞMIYOR
- CHP Milletvekili Haydar Akar: Bu tür olaylarda olay araştırılır ilk açıklamalar, araştıran ekip, emniyet güçleri tarafından yapılır. Ama bu ülkenin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı, mal bulmuş mağribi gibi buna sarıldı. Devlet ciddiyetine yakışmayan açıklamalar yaptılar. Bu açıklamalar DNA testiyle yalanlanmış oldu. Mesele herhangi bir terör örgütü değil. Mesele bu işlerde pay çıkarmaktan ziyade bunu devlet ciddiyetine yakışacak şekilde araştırmak ve kamuoyuyla ciddiyetle paylaşmaktır. Devletin güvenilirliliği böyle ayaklar altına alınmamalıdır.
YALAN BİLGİ VERMEK ACİZLİKTEN
- CHP Milletvekili Aytuğ Atıcı: Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, ‘Teröristin kimliğinin ilk açıklanandan farklı olması bir şey değiştirmez' diyor. Çok şey değişir. Birincisi, yanlış isim kirli bir tezgahın parçası olabilir. Suriye'ye girmek için yalan bilgi vermiş olabilirler. Türkiye'nin demiyorum ama AKP iktidarının ilk günden beri Suriye'ye girme, Suriye'de savaşa müdahil olma ve orada mezhep temelli devlet kurulmasına yardımcı olma hayali vardır. Fırsat bulursa da Suriye'ye girme planları vardı. Ama bu planları ABD ve Rusya bozdu. Ateşkes ilan ettiler. İkincisi de bu yalan bilgiyi acizlikten söylemiş olabilir. Dünyadan haberleri olmadığı için yanlış örgüt ve yanlış isim vermiş olabilirler. Her ikisi de AKP'ye yakışır.
BATI'DA OLSA İSTİFA EDERLERDİ
- MHP Milletvekili Mehmet Erdoğan: AKP iktidarında siyasi sorumluluk yok. AKP, siyasi sorumluluktan münezzeh. Öncelikle bupatlamanın siyasi sorumlularının ortaya çıkması lazım. Siyasiler çok konuşmak değil, doğru icraat yapmalı. Bu işin sorumlusu iktidar. Batılı ülkelerde bu olsaydı bu işin başındaki herkes istifa etmek zorunda kalırdı. Ama bizde olaylar oldukça sorumluların koltukları sağlamlaşıyor.
CAN GÜVENLİĞİ DE YOK HESAP VEREN DE
- MHP Milletvekili Atilla Kaya: Son olayda hükümetin ne kadar beceriksiz olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Son patlamada emniyet ve istihbarat konularında zaafların olduğu ortaya çıkıyor ama olan bitenlerden kimse sorumlu değil. Sorumlu olmayınca da istifa da olmuyor. Başbakan'ın ifadesiyle Türkiye bugün bir beka mücadelesi verir hale gelmişse, kendi sınırları içerisindeki belli bölgelerde yeniden hakimiyetini tesis etme durumunda kalmışsa işin hangi boyutlara ulaştığı açık biçimde ortaya çıkar. AKP hükümeti, vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlayamadığı gibi bunun hesabını da vermiyorlar.










