Bu ülkede kadın olmak her geçen gün biraz daha ağır bir yük haline gelmemeli.
Türkiye’de kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınların sözü, beyanı, şikâyeti görmezden gelinemez.
Bugün bir kadın öldürülüyor, birkaç gün konuşuluyor, sonra sessizlik… Ta ki bir sonraki cinayete kadar. Biz bu sessizlik döngüsünü kabul etmiyoruz.
Bir dernek başkanı ve bir kadın olarak açıkça söylüyorum:
Kadına yönelik şiddet bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Bu mesele yalnızca kadınların değil, devletin, kurumların ve tüm toplumun sorumluluğudur. Uzaklaştırma kararlarının kâğıt üzerinde kalmadığı, şikâyetlerin ciddiyetle ele alındığı, caydırıcı cezaların uygulandığı bir sistem istiyoruz.
Artık “şikâyet et” demek yetmiyor.
Kadınlar korunmak istiyor.
Kadınlar yaşamak istiyor.
Kadınlar duyulmak istiyor.
Buradan tüm yetkililere çağrımızdır:
Kadınların hayatı için daha etkin önlemler alınmalı, koruyucu mekanizmalar güçlendirilmeli ve cezasızlık algısına son verilmelidir.
Aynı zamanda meslektaşlarıma, kalemi olan herkese sesleniyorum:
Susmayın. Yazın. Konuşun. Takip edin. Kadınların mücadelesinde yan yana durun. Hangi alanda olursak olalım, kadın hakları söz konusuysa orada olalım.
Bizler susmayacağız.
Kadınların yaşam hakkını savunmaya, eşitlik ve adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Gazeteciler dernek başkanı





