BİRİ BANA SİYASETMİ DEDİ?
Her Yerde Aday Olan Ama Hiçbir Yerde Olmayanlar
Siyaset, esasen halk için yapılan bir hizmettir. En azından öyle olması gerekir. Ancak gelin görün ki bazı insanlar için siyaset, sadece bir unvan, bir kartvizit ya da Ankara’da bir koltuk peşinde koşmak haline gelmiş durumda. Ne yazık ki bu tür figürler, her dönemde ve her seçimde karşımıza çıkıyor. Ortada somut hiçbir katkısı olmayan, ne partisine ne üyesine ne de halkına bir faydası dokunmamış insanlar, her zaman bir yerlerden aday olmayı görev biliyor.
Düşünüyorum da, bir insan neden Parti Meclisi (PM) üyesi olmak ister? Asıl amaç; partinin politikalarına yön vermek, üyesinin hakkını savunmak, halkın sorunlarını gündeme taşımak ve çözüm üretmek değil midir? Oysa bazı isimler bu görevlere talip olurken ne bugüne kadar sahada olmuş, ne bir üyenin derdiyle ilgilenmiş, ne bir hastaya geçmiş olsun demiş, ne de bir cenazede taziye göstermiştir. Ama sıra geldiğinde, en önde aday listelerinde adını görürüz.
Bu anlayış, siyaseti kirletiyor. Samimiyetin yerini gösteriş, emeğin yerini kariyer planı alıyor. Oysa bu memleketin, bu partilerin; gerçekten çalışan, üreten, halkla iç içe olan insanlara ihtiyacı var. Siyaseti makam değil, sorumluluk olarak gören insanlara…
Belki de artık sorgulama zamanı geldi: Bir kişi bir göreve aday olduğunda, “bugüne kadar ne yaptın, neye katkı sağladın?” diye sormak gerek. Çünkü hizmet etme iddiasıyla ortaya çıkan birinin, önce kendini ispat etmesi gerekir. Lafla değil, emekle, alın teriyle…
Aksi halde her dönem aynı isimleri görmeye, ama hiçbir yerde gerçek bir katkı görememeye devam ederiz.





